Sosyal
Üst

Hobbit: Smaug’un Çorak Toprakları – Film Eleştirisi

Hobbit serisinin ikinci filmi Smaug’un Çorak Toprakları / Desolation of Smaug’un eleştiri yazısıyla karşınızdayız. Seri muhteşem bir şekilde devam ediyor.

Filmi izlemeyenler için minik bir uyarı yapalım. Filmden pek spoiler vermek mümkün değil, bu yüzden olabildiğince spoiler vermeden anlatmaya çalıştım. Ancak yine de sonradan tepki almamak sebebiyle yazıyı okumadan önce spoiler içerebileceğine dair uyarımızı yapalım.

Geçtiğimiz Aralık ayından, yani 1 yıldır beklediğimiz gün geldi çattı. Aslında Hobbit 2 ile ilgili beklentiyi son 1 yıla sıkıştırmak yanlış olur, çünkü Hobbit serisini genel olarak Yüzüklerin Efendisi’nden beri 10 senedir bekliyorduk. Uzun bekleyişin ardından geçtiğimiz sene Hobbit: An Unexpected Journey / Beklenmedik Yolculuk filmi ise 3 yıl sürecek Hobbit macerası başlamıştı.

Geçen sene yayımladığımız Hobbit film eleştirisinde ilk filmi ne kadar merakla beklediğimden, heyecanımdan ve film sonrası yeni bir serinin başlamış olmasının verdiği mutluluktan bahsetmişim. İkinci filmin yazısında da temel duyguların değişmeyeceğini baştan belirteyim. Peter Jackson, yine muhteşem bir işe imza atarak efsaneyi mükemmel bir şekilde üçüncü filme hazırlamış.

Bunu da okuyun: Hobbit: Beklenmedik Yolculuk Film Eleştirisi

İkinci film ile diğer filmler arasındaki bağlantıyı kurmadan önce çekim sürecinden bahsetmek istiyorum. Hobbit serisi üç film olsa da aslen 2 dönemde çekildi. İlk dönem, daha çok birinci filmin sahnelerinden oluşuyor. Daha doğrusu birinci filmin tamamından ve diğer filmlerin ilgili sahnelerinden kesitlerden. İkinci çekim dönemi ise ikinci ve üçüncü filmin tamamından oluşuyor. İkinci çekim döneminin başlangıcı, ilk filmin vizyona girmesinden sonrasına dayanıyor.

hobbit2-1

İlk filmin çekimleri, özellikle set kurmakla ve pre-prodüksiyon aşamasıyla geçtiği için daha uzun sürmüştü. Diğer iki filmin, ilk filmle aynı sürede çekilmesinin sebebiyle setlerin hazır olması ve iki filmin de önceden çekilmiş görüntülerinin bulunmasıydı. Peki bu çekim olayını neden anlattım, hemen ona geleyim. İlk film aslında başı başına tek film gibi duruyordu. Zaten seriye bir başlangıç yaptığı için uzun bir giriş ve tanıtım bölümü, ardından da aksiyona giriş sahneleri bulunuyordu. Filmin finalinde de ben bitiyorum mesajı verilip, maceramız ilerleyen bölümlerde devam edecek diyerek bitiyordu.

İkinci film bu şekilde ilerlemiyor. Hatta ne bir şeye başlangıç yapıyor, ne de bir olayı sonuca bağlıyor. Hatta aksine, daha fazla karakter katarak öykü sayısını artırıyor. Bir şeye başlangıç yapmıyor derken yanlış anlaşılmasın, aslında birçok yan hikayeye başlangıç yapıyor ancak ana hikayeyi sadece devam ettiriyor. Çünkü ilk filmde yolculuğun ve amacın hikayesinin tüm başlangıçları yapılmıştı. Bu yüzden ikinci filme de bunları devam ettirmek kalıyor. Daha yazının başlarında sonundan bahsetmek ne kadar doğru olur bilmiyorum, ancak söylemeden de edemeyeceğim. İkinci film, olayların çıkmaza girmeye başladığı bir anda, hatta aksiyon sahnesini yarıda keserek bitiyor. Bu da zaten başlangıç (An Unexpected Journey) ile bitiş (There And Back Again) filmlerinin arasında bir film olduğunu gösteriyor.

Hobbit 2, yani Smaug’un Çorak Toprakları,  adından da anlaşılacağı üzere ejderhamız Smaug’a odaklanıyor. Filmin ana hikayesi, 12 cüce, 1 Hobbit ve 1 büyücünün Misty Mountain’a yaptıkları yolculuğun son aşamalarından oluşuyor. Hatırlarsanız ilk filmde yolculuk başlamış ve bu ana hikaye olarak yer almıştı. Smaug, filmin sadece başında kısa bir süre gözükmüş (eski olaylar anlatılırken) sonrasında bir daha yer almamıştı. Öte yandan ilk filmde yine Dol Guldur’a dikkat çekilmiş, Ork’ların gelişmesine ve Necromancer’a kısaca değinilmişti.

hobbit2-2

Bu sefer hikaye yavaş yavaş önem olarak ikiye ayrılmaya başlıyor. Cücelerimiz yolculuklarına amaçları doğrultusunda devam ederken büyücümüz Gandalf ise olayları anlamak için Dol Guldur’a doğru yola çıkıyor. Filmde Azog ve Necromancer’ın gelişimi de hatrı sayılır bir süre tutuyor. Yönetmen Peter Jackson, hikayeyi sadece Hobbit ile sınırlandırmak istememiş olacak ki Yüzüklerin Efendisi’nin bazı sorularını yanıtlayacak sahneler bulunuyor.

Konu açılmışken o kısımlardan da bahsetmek gerek. İlk filmin eleştirisinde Hobbit kitabını okumadığımı belirtmiştim. Bunun sebebi ise filmin çekileceğini duyduğumdan beri kitabı okuyarak, filmden alacağım hazzı sınırlandırmak istemememdi. Zira kitap her zaman daha detaylı olduğundan filmin bana daha basit gelmesinden korktum. Yüzüklerin Efendisi serisini okuyanlar bu durumu çok iyi bilirler. Kitaplar tek film olara vizyona girdiği için birçok bölüm bulunmuyordu. İlk kitapta önemli olan Tom Bombadil örneği gibi. Ancak Peter Jackson bu sefer işi farklı bir hale getirip önce tek kitabı, Hobbit’i ikiye bölmüş. Ardından da sürpriz bir şekilde üç filme çevirdiğini açıklamıştı.

Hobbit kitabı, 3 film yapacak uzunlukta mı derseniz işte o konuda kitabı okuyanlara başvurarak aldığım yanıtı paylaşabilirim. Hobbit tamamıyla anlatıldığında 2 film edecek boyutta. Üç film olmasının sebebi tamamiyle Peter Jackson’ın hem hikayeyi doldurmak, hem de Orta Dünya’nın yan hikayelerini anlatmak istemesinden  kaynaklı. Bu yüzden filmde, özellikle ikinci ve üçüncü filmde bolca Peter Jackson’ın kendi sahnelerini, Tolkien’in de diğer hikayelerinden kesitleri bulabilirsiniz. Yani Hobbit serisi, kitabın birebir versiyonu olmadığı gibi, Yüzüklerin Efendisi filmlerine uygun olarak tasarlanmış ek sahnelere sahip.

hobbit2-3

Kitapta bulunmayan sahnelerden bahsetmişken karakterlerden de bahsetmemek olmaz. İlk filmde eskilerden Gandalf, Gollum, Elrond, Galadriel ve Saruman karakterlerini görüyorduk (tabii cameo olarak Frodo ve yaşlı Bilbo da bulunuyordu). Bu filmde Gandalf devam etse de Galadriel sadece sesiyle kısa süreli destek olmuş. Fakat pek sevilen Legolas karakteri geri dönüyor. Hem de az buz sahnelerle değil. Geri kalan, saydığım eski karakterler bu seferlik filmde yer almıyor. Üçüncü filmde kısa görüneceklerini de tahmin ediyorum. Bir de filmdeki sürprizi bozmayayım ama Yüzük Kardeşliği’nden bir üyenin babasını da görüyoruz.

Legolas tip olarak aynı olsa da karakter olarak biraz farklı. Babasının yanında orman krallığını koruyan Legolas, ordularının başında bulunuyor. Aynı zamanda başka bir elf olan Tauriel’e de abayı yakmış durumda. Ne var ki Tauriel, gönlünü cücemiz Kili’ye kaptırıyor. Garip bir aşk üçgeni olsa da kitapta yer almayan bu hikaye, filme zenginlik katmış durumda.

Aslında Hobbit 2’yi anlatmaya yer yetmez, birçok konuya değinmek istiyorum. Ancak yazı uzadıkça okuması daha zahmetli hale geleceğinden biraz toparlasam iyi olacak.

Bunu da okuyun: 48 fps salon sayısı artıyor

Film yine 3D Imax formatıyla ülkemizde vizyona giriyor. Normal 3 boyutlu salonlarda da izlenebilir ancak IMAX formatında izlemeniz daha iyi bir deneyim almanızı sağlayacak. Dev ekranda çok başarılı üç boyutlu sahneler bulunuyor. Özellikle devasa arının ekranın dışına çıktığı sahne, şu ana kadar gördüğüm en başarılı üç boyutlardan biriydi. Film yine ilk filmde olduğu gibi 48 fps çekilmiş olsa da ülkemizde bu formatı destekleyen bir sinema bulunmuyor. Bu yüzden mecburen klasik sinema formatı olan yarısı kadar kare sayısı ile izleyeceğiz. Dünyada 48 fps salon sayısı neredeyse iki katına çıkmış olsa da ülkemizde halen bulunmaması bir eksiklik mi tartışılır. Sonuçta Hobbit’ten başka bu sistemi kullanan bir film henüz bulunmuyor dersek yeridir.

hobbit2-5

CGI’lar yine döktürmüş. Bazı sahnelerde, özellikle son sahnelerde bilgisayar efekti olduğu çok belli olsa da genel olarak çok başarılı tasarlandığını söyleyebilirim. Ejderha tasarlamak çok zordur, bunu herkes bilir. Hobbit filmi Smaug ile muhteşem bir iş başarmış. Smaug’un her detayını bolca görüyoruz ve muhteşem bir tasarıma sahip. Gerçekten olmuş dedirten ejderhalardan biri. Filmde genel olarak dekorlar gerçekten hazırlandığı için bazen hangisinin animasyon hangisinin gerçek olduğunu ayırt etmek güç hale geliyor.

İlk filmde olduğu gibi Red Epic kamerayla çekilmiş olsa da Imax formatından izlemiş olmamdan mı kaynaklanıyor bilemiyorum ancak fıçılarla derenin geçildiği sahnelerde bazen çok kötü bir kamera kalitesi araya giriyor. Red’i bırakıp arada su altını GoPro kameralarla çekmiş olabilirler. Film çok kaliteli görüntülerden ara ara kısa süreli çok kötü kaliteye geçiyor. Bunun sebebini bilemiyoruz ancak kısa süreli şaşkınlığa sebep oluyor. Not olarak düşmek istiyorum. Eğer siz de bu görüntülerle karşılaştıysanız yorum kısmından belirtirseniz sevinirim.

Hobbit: Desolation of Smaug’un bana göre en kötü yanı müzikleri olmuş. İlk filmin gölgesinde kalan müzikler, jenerik müziğine de taşınmış. İlk filmde Neil Finn’in Misty Mountain şarkısı herkesi etkilemişti. Bu sefer pek akılda kalıcı olmayan bir müzikle final yapıyor.

Oyuncu kadrosuna konusunda değişikliklerden bahsedelim. İlk filmin ana kadrosu aynen devam ediyor. Zaten eski karakterlerin bir kısmının olmadığını söylemiştim. Bu filmde Legolas karakteriyle Orlando Bloom, Tauriel karakteriyle de Evangeline Lilly kadroya dahil olmuş. Özellikle Evangeline Lilly epey tartışılmıştı. Hatta Liv Tyler’ın oynadığı Arwen karakteriyle de kıyaslama yapılmıştı. Gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Tauriel muhteşem bir karakter olmuş. Yine herkesin aşık olacağı bir dişi elf karakteri ortaya çıkmış. Ayrıca Bard karakteriyle Luke Evans da filmin yeni yüzlerinden. Ünlü İngiliz aktör / komedyen Stephen Fry’ı da unutmayalım. Eğlenceli bir insan kral karakterini canlandırıyor.

hobbit2-4

Benedict Cumberbatch de filmde bu sefer aktif bir rol oynuyor. Ejderhaya hem ağız hem de aksiyon hareketleri katan oyuncu, Smaug ve Necromancer’a seslendirme yapıyor. Evet yanlış duymadınız, iki farklı karaktere sesiyle hayat veriyor. Oyuncuyu tanıyanlar, Smaug konuşmaya başladığı ilk andan itibaren Benedict’in tadını alacaklardır. Onun kötü karakterlere yakışan muhteşem sesi, Smaug’a çok iyi gitmiş. Smaug’un güzel tasarımıyla da birleşince merakla beklenen ejderhamız muhteşeme dönüşmüş.

Bunu da okuyun: Hobbit 2 Türkçe altyazılı fragmanı yayımlandı

Artık lafı daha fazla uzatmadan yazıyı bitirmek istiyorum. Hobbit 2, nam-ı diğer Hobbit: Smaug’un Çorak Toprakları filmi başarılı bir devam filmi. İlk filmin ana hikayesini devam ettiriyor, Yüzüklerin Efendisi’ne bağlantı yapıyor, yeni karakterler, yeni yan hikayeler ekliyor ve aksiyonun tavan yaptığı anda topu üçüncü filme atıyor. Yalnız bir uyarı yapayım, ilk filmi izlemediyseniz bu filmden çok bir şey anlamayabilirsiniz. O yüzden mutlaka ama mutlaka önce ilk filmi izleyerek bu filme gidin. Ama ne yaparsanız yapın gidin ve izleyin.

Hobbit: Smaug'un Çorak Toprakları
0 Overall
Criterion 10
  • Pingback: Bu Hafta Hangi Filmler Vizyona Giriyor? (13 Aralık) - SüperKarga - SüperKarga()

  • Pingback: Smaug'un Çorak Toprakları Gişede Hızlı Başladı! - SüperKarga - SüperKarga()

  • Thg Hasan Can Bıyık

    Gerçekten bazı yerde kameralar çok kötü oluyordu amk .s

  • Okay

    Sayın editör.Acaba ilk filmde olduğu gibi bu filminde extended edition’u vardır diye tahmin ediyorum . Filmi ilimizde ki sinema sahiplerinin vasıfsızlığı nedeni ile Türkçe düblajlı olarak izledim ve tamamen rezalet olduğuna emin olabilirsiniz . Smaug’un düblajı , karekteri tamamen bir çizgi film kahramanına çevirmiş . Fimi Türkçe’ye çeviren ekibin seriyi oluşturan kitapların birini bile okumadığına eminim . Özellikle bu filmde Salmarillion çağından ve kitabından çeşitli flashbackler ile olaylara daha derin manalar ve açıklamalar getirilir derken , senaristler kitapta olmayan yan hikayeler uydurmuşlar . İkinci filmde bazı olayları daha iyi anlamak için ilk filmin extended editionu kesinlikle izlenmeli diyorum . Konu ile ilgili spoiler yapmamak için yazmak istemedim .

  • gökhan

    smaugun dialoğa girmesi filmi linç etmiş

  • yaşar burak bulut

    ülkemizde hfr salonlar bulunmaktadır her ne kadar az olsada var ben erzurumda cinemaximum salon 1 de hfr olarak filmi izledim gerçketen sinema çekim kalitesi üst seviyeye çıkmış çok hoşuma gitti

  • can

    2. filmde ne bişeye başlanıyor, ne bitiriliyor yazmışsınız. Ne olmasını bekliyordunuz? :) 3’leme sonuçta ilk filmde hikaye yarım kaldığına göre 2.filmde gidipte tekrar farklı bi hikayeyi anlatıcak değiller ya.

  • Serkan Ironfoot

    çok yüzeysel bir eleştiri olmuş.

  • bonibon

    sie

Daha fazla Film Eleştirisi

  • Terminator Genisys – Film Eleştirisi

    Terminator serisinin beklenen yeni filmi Terminator Genisys vizyona girdi. Film, serinin ilk iki filmindeki havayı günümüze uyarlamayı başarıyor.

    Yusuf Canpolat27 Haziran 2015
  • San Andreas Fayı – Film Eleştirisi

    Kıyamet senaryolarından depremi konu olan San Andreas, görsel bir şölen sunsa da bekleneni karşılayabiliyor mu?

    Korcan Evin11 Haziran 2015
  • Demonic – Şeytani Ruhlar – Film Eleştirisi

    James Wan, Fast&Furious'dan arta kalan zamanlarda korku filmleri yazmaya bayılıyor. Demonic de onlardan sadece biri. Polisiye korkuya hazır olun.

    Valerii Ege Deshevykh13 Mayıs 2015
Superkarga; sinema ve oyun ağırlıklı olmak üzere kültür-sanat alanında haber ve inceleme hazırlayan bir sitedir.

Facebook

2012 - 2015 Süperkarga - Superkarga.com bir SDN yayınıdır.